| Basın |
|
|
Öyle ki teröristlerin güçlü silahları karşısında MG-3'lerle çaresiz kalan Mehmetçik, kendi cebinden roketatar alıyor Pazar, 16 Nisan 2006 VATAN GAZETESİ. Emekli Albay Erdal Sarızeybek, Temmuz 1992-Ağustos 1994 tarihleri arasında Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki sınır taburunun komutanıydı. Komutası altındaki Alan ve Aktütün Karakolları'na yapılan kanlı PKK baskınlarını "Şemdinli'de Sınırı Aşmak" adlı kitabında tüm detaylarıyla anlattı. Birbiri ardına şehit cenazelerinin kalktığı şu günlerde Ümit Yayınları'ndan çıkan kitap, ilk 3 günde 5 baskı yaptı, 10 bin sattı. İşte kitaptan çarpıcı satırlar... komutan, takviye istedi. Taburdaki tüm askerler arazideydi. Sarızeybek, bulabildiği yedi askeri yanına alarak Alan Karakolu'na doğru yola çıktı. Karakola bir kilometre yaklaşmışken bulundukları araç güçlü bir patlamayla havaya savruldu ve çatışma başladı... CEVİZ KABUĞU TV PROĞRAMI Milli çıkarlarımızın satışı yapılıyor 5.5 saat süren Ceviz Kabuğu programında Hükümet'in terör politikasını ağır bir dille eleştiren Prof. Dr. Özcan Yeniçeri “Başbakanın danışmanı ABD'de, başbakanı kullanın, diyor. Böyle terör önlenmez” dedi Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu'nun Kanaltürk'te hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu programında “PPK terörü ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Yeni Açılım Denemeleri” masaya yatırıldı. Programın stüdyo konukları Ahmet Yesevi Üniversitesi Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı ve gazetemiz yazarı Prof. Dr. Özcan Yeniçeri ile “Şemdinli'de Sınırı Aşmak” kitabının yazarı emekli albay Erdal Sarızeybek'di. Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, “Bilmek egemen olmaktır. Egemen, küresel güçler, kontrol edilebilir güç istiyorlar. Artık 'Yeni sömürgecilik' kavramı ortaya atılmıştır” diyerek, “Türkiye'de devlet kurumsallaşacağına, bölücülük kurumsallaşmış, devlet demoralize edilmiştir” dedi. Prof. Dr. Yeniçeri, hükümetin terör politikasını ağır bir dille eleştirdi. İran destek verdi Prof. Dr. Yeniçeri şöyle konuştu: “Başbakanın danışmanı ABD'de, başbakanı kullanın, diyor. Böyle terör önlenmez. Türk askerinin başına hiç çuval geçirilmedi. Biz İncirlik'te 3 ABD askerini tutuklayamaz mıydık?” Emekli Albay Sarızeybek de, İran'ın terör örgütüne destek verdiğini açıkladı. Sarızeybek, “İran, teröristleri hep korudu. Bizi gelip vuracaklar dedik gelip vurdular.. Biz orda adeta ölümü bekledik... Anayasa göre Türkiye, laik bir hukuk devleti. Ama biz APO'yu krallar gibi ağırlıyoruz” dedi. Stratejik körlük Türkiye'nin bir politikası olmadığını vurgulayan ve “Hep stratejik körlükle yönetildik” diyen Prof. Dr. Yeniçeri'nin açıklamaları destek buldu. Programı telefonla arayan Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof Dr. Mehmet Çelik, “Terörün arkasında siyasal bir proje bulunduğuna” dikkat çekerek, “Burada önemli olan bunun siyasal bir proje olup olmadığıdır. Bunu 7 terörist öldü, 2 asker şehit oldu gibi bir futbol maçı gibi göstermek yanlıştır. Kürt analar Mahoları, Türk anaları Memoları doğurduğu müddetçe bu mesele bitmez. Bunu siyasal bir proje olarak görmek zorundayız” diye konuştu. Devletin tavrı yok! Prof. Dr. Mehmet Çelik şöyle devam etti: “Keşke APO Suriye'de kalsaydı. Türkiye, 'stratejik akılla', bunun siyasi proje olduğunu göremedi. Devletin bu konuyla ilgili bir projesi, tavrı yoktur. Gelişmelere malzeme olmaktan öteye gitmez. Askeri, orduyu törenler ve darbe için beslemiyorum. Neticesi nereye gidecek?.. Artık dağlarda teröristle savaşmıyoruz. Şehirlerde durum, Filistin intifadası gibi gösterilmek isteniyor. BM Barış Gücü gönderme kararı alırsa, siyasi proje biter, tamamlanır. Halka kıble lazımdı. O yüzden bir siyasi rehin olarak APO'yu verdiler ve bu kıbleyi gerçekleştirdiler.” Her yıl 3 bin litre kan Emekli Albay Erdal Sarızeybek, kaçakçılığın PKK'nın kontrolu altında gerçekleştiğine ve konunun hiç gündeme getirilmediğine dikkat çekti Gazetemiz yazarı Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, “Türkiye ayağa kalkınca, gölgesi mutlaka bir yerlere düşecektir” diyerek şu açıklamaları yaptı: “Türkiye'ye yönelik 4 önemli psikolojik harp var. Kıbrıs'ta milli güçler devre dışı bırakılıyor. Güneydoğu'da kültürel haklar, azınlık hakları ve federasyon kurma çalışmaları hızla sürüyor. Ermeni ve Rum soykırımı iddiaları ile üzerimize geliyorlar. En önemlisi ise, milliyetçi güçleri bölmek için her şey deneniyor. Bunlara faşist, kızıl elmacı v.s. diyerek marjinalleştirmeye, öyle göstermeye çalışıyorlar. Bir insanda ortalama 20 litre kan olduğu hesabıyla, Türkiye her yıl 3.000 litre kan döküyor bu topraklar için. Toprakları kanıyla suluyor.” Terörle kaçakçılık içiçe Hulki Cevizoğlu'nun, “PKK finansman desteğini nereden buluyor?” sorusuna cevap veren Sarızeybek ise, bölgede yapılan kaçakçılığın PKK'nın kontrolü altında gerçekleştiğine dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Terörle kaçakçılık iç içe olduğu hiç gündeme gelmedi. Kaçakçılık terörden önce vardı. Sınır güvenliği açısından fiziki bir güvenlik yok. Orayı asker gücüyle tutmak mümkün değil. Terörist bütün kaçak yolları tuttu. Mazot uyuşturucu hayvan kaçakçılığı. Kaçakçılık parası silaha dönüşüyor. Bölgede bir söz var. İşçilerin maaşı PKK'ya ‘Kaçakçılıkla uğraşanın karakolu vurulur' diye. Gerçekten de kaçakçılığa engel olan karakollar hemen vuruluyor. Kaçakçılar PKK ile işbirliği içinde. PKK bunlardan önemli paralar alıyor. Avrupa'daki işçilerimizin yılda bir maaşı da PKK'ya gidiyor. Herkes biliyor, önleyemiyor. Avrupa isterse, PKK'nın Avrupa'daki mali kaynaklarını bir dakikada keser.” Programa telefonla katılan Şemdinli sanıkları avukatı Vedat Gülşen de şu çarpıcı açıklamaları yaptı: “Büyük Ortadoğu Projesi'nin gerçekleşmesi Türkiye'nin terörle mücadele konusunda önemli... Bunlarla mücadele eden kişi hukuk tanırsa can güvenliği ne olur? Dağdaki fiili durumda hukuk kimsenin umurunda değildir.” Prof. Dr. Özcan Yeniçeri ise, “PKK'nın mafyası oluştuğunu, yasal görünümlü işletmeler kurduğunu, ihale müteahhitleri olduğunu, haraç topladığını, gizli servislerden para aldığını ve artık iktisâdi rant baronları olduğunu” söyledi. Hasarlılar... Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Özcan Yeniçeri, programın sonunda da şu önemli değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye'de hasar sosyolojisi var. Bir kısım aydınımız hasarlıdır. Sado-mazoşisttir. Siyaset ve bürokraside hasarlıdır. Yönetimler hasarlıdır. Burjuvası hasarlıdır. Milli çıkar satışı yapıyorlar.” Büyük küstahlık!.. Hulki Cevizoğlu programda, DTP'li 56 belediye başkanının Danimarka Başbakanı Rasmussen'e Roj Tv'nin kapatılmaması için yazdığı mektubu okudu ve bilinmeyen isteklere dikkat çekti: “Şimdi Danimarka'ya yazılan bir mektup var, DTP'li 56 belediye başkanı tarafından. Bu mektupta Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine uyması ve Roj Tv'nin kapatılmaması isteniyor ve ‘bunun normal bir kanal gibi İstanbul'da, Ankara'da yayın yapılmasını istiyoruz' deniliyor. Haber Tarihi : 16.04.2006, YENİÇAĞ GAZETESİ |





Basın 

Albay Sarızeybek'in 'Şemdinli'de Sınırı Aşmak' kitabı, 90'larda askerlerin PKK ile ne kadar güç koşullarda savaştığını anlatıyor.