Ziyaretçi Defteri

Ziyaretci Defterine Giris


ayşe    15 December 2008 11:30 | konya
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
..VATAN SAĞOLSUN..
Kimler geldi daha UNkimler geçecek kimbilir.
hepsininn adı verdiği son nefes belgelenecek.
tıpkı geçmişte olduğu gibi şimdikilerde tarihte yer edinecek..
ateş düştüğü yeri yakarmış.
at5eş herkese her eve düşer,ama düştüğü yeri yakıyor.
belki bir belki iki kez ağlıyoruz,evet hiç unutmuyoruz ama ateşin düştüğü yer değiliz ki;yıllarca yas tutamayız ki..peki ya ONLAR...
ateşin kendisine barınak edindiği evler,ne mutlu günleri var ne doğum günleri,ne bayramları..
hep aynı acı aynı acı işte,başka birşey yok..
daha kaç mehmetçik şehit olacak,kaç hayat söndü daha kaç tane var sırada??
ne SARIKAMIŞ'I unuttuk ne ÇANAKKALE'Yİ!
atalarımızı,yaşadığımız şu hayatı onlara borçlı olduğumuzu unutmadık..
yarında unutulmayacak AKTÜTÜN ve daha niceleri...
anneler dünyaya getirecek gözlerinden esirgeyecek,yemeyecek,ağlatmayacak,üzmeyecek..Ama daüa çıkan bi şerefsiz yakacak.Nasıl yanmasın analar nasıl ağlamasınlar.Akıttığı tek damla yaşa dayanamayan analar;evlatlarının bombalarda,mayınlarda,kurşunlarda can verdiğini duyunca nasıl ağlamasınlar..
ne AMERİKAYA ihtiyacımız var nr başka ülkeye.
Geçmişte omuz omuza savaşan dedelerimizin torunları,aynı toprakta büyüdüğümüz insanlar dağa çıkıp kardeşlerini vuruyor,bizim başka ülkelere ihtiyacımız mı var..BİZE BİZ YETERİZ(!)YETİYORUZ DA(!)
Yazık ÇANAKKALE'DE canını can saymayan dedeme yazık,bizleri böyle görüyorsa''ben bunun için mi çocukluğumu yaşayamadım,bunun için mi top yerine mermilerle oynadım..''demez mi?Elbette der.
Ama olsun bizler daha ölmedik,ONLARI UNUTMADIK,UNUTMAYIZ,UNUTAMAYIZ..
Yarımız eksilsede vatan yarım değil hala bi bütün.. Ve mehmetçik var oldukça,yüreğimiz böyle büyük oldukça,içimizde islam oldukça VATAN TÜM KALACAKK..
ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ,VATAN BÖLÜNMEYECEK,ŞEHİTLER ÖLMEYECEK...
Evet analar,babalar,çocuklar ağlayacak ama VATAN BİZİM VATANIMIZ KALACAK..
hiç kimsenin bizi burdan atmaya gücü yetmeyecek.1tane vatan var,milyonlarca türk var ve yüzlerce mehmetçik..
Dağdakilerinde gücü yetmeyecek bizi bölmeye,içten pazarlıklı gavurlarında..
Oğullar şehit olacak..Evladının yerine bağrına taş basacak analar ama yine de VATAN SAĞOLSUN diyecekler..

ayça    15 December 2008 11:10 | bursa
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
şehitler ölmez

ibrahim Güner    13 December 2008 19:25 | izmir
Merhabalar.siteye yazı yazan tüm arkadaşlarla bir arada olmak gibi bir niyetiniz varmı??Bu siteye yazmak yerine birebir görüşülse ve bazı kararlar alınsa nasıl olur??sadece yazıp çizmekle bir sonuca varılamayacağını daha önce belirtmiştim.
sanırım en uygun zaman diliminde bu tür organizeler yapılacaktır.
Saygılarımla.

macide    12 December 2008 21:26 | bursa
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
Sayın Erdal Sarızeybek.

08/12/2008 tarihli Ulus gazatesindeki köşe yazınızda "Türk'ün düşmanı kim?" diye sormussunuz. Ben bir anne olarak size cevap vermek istiyorum. DTP'yi mecliste tutan vekillerimiz, emekli paşalar ve emekli kurmaylar. Niye mi?. Sayın Osman Pamukoğlu için size yeteri kadar e-mail gelmiş olması lazım. Biz Pamukoğlu'na bir asker olduğundan ve terörle yıllarca savaştığından dolayı inandık ve güvendik. Bunlar boş inançmış. Anladık ve bunu sizinle paylaştık. Ama siz hala web sitenizde desteklemeye devam ediyorsunuz. Tabi ki özgür bir Türkiye'de yaşıyoruz. Düşüncenizde serbestsiniz ama Pamukoğlu için size yazılandan sonra hala "destekliyorum" derseniz, Pamukoğlu ile aynı safta olduğunuzu düşünüp, aynı kefeye konulursunuz. Haklı olduğunuz konu uyanmamız. Evet ben bir anne olarak uyandım ve beni bir daha hiç kimse uyutamaz. Size sadece tek bir şey sormak istiyorum. ben bir anne olarak bu Türkiye'de askerede güvenmeyeceksem kime güveneceğim? Sadece kendimize, inancımıza güvenmeleyiz herhalde. Kimseye güvenmeyen bir toplum nasıl olacakta ilerleyecek? çok merak ediyorum. Sizden tek ricam desdeklediğiniz insanları iyi seçmeniz ve eğer ben onlardan değilim. Ben gerçekten bir Atatürk'ün askeriyim, bu vatan için bir şeyler yaptım, Atatürk'ün yaptıklarının doğrultusunda ilerledim ve ilerleyeceğim, asla vatanıma ihanet etmiyorum diyorsanız mailime bir cevap ve bu desteklemenin arkasındaki düşünlerinizi öğrenmek isterim. Ama sizde Pamukoğlu gibi e-mailime sessiz kalırsanız, sizlere de asla güvenmeyeceğim. 4 yaşında bir oğlum var. "Aman oğlum askerden uzak dur" diye tembihleyip büyüteceğim ve oğlumu askere sizin gibi düşünen insanlara emanet etmemek için elimden gelenin fazlasını yapacağım. Benim gibi binlerce annenin gazabından ALLAH sizleri korusun.

Saygılarımla

METE    12 December 2008 19:19 |
!
HAYIR OLSUN DİYEREK BAŞLAYAYIM
DEGERLİ KOMUTANIM

ÇÜNKİ GEÇENLERDE BİR GARİP RÜYA GÖRDÜM, SİZE 15/11/2008
BOMBALI BİR SALDIRI YAPILIYORDU.
ŞÜKÜRLER OLSUN BİR KABUSTU AMA SİZLER GENEDE TEMKİNLİ OLUN DEGERLİ KOMUTANIM BU ZOR DÖNEMDE MEMLEKETİN SİZLERE İHTİYACI VAR.

Alim Tuğ    12 December 2008 03:09 | Antalya
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
Değerli Komutanım.emir komutanızda görev yapmış bir asker olduğum için Onurluyum.Askerliğimin bitmesinin üzeriden yıllar geçmiş olması dahi o günlerin,anısını,o ruhu,inancı ve heyecanı asla eksiltmedi..
Sizin aracılığınızla ve en yetkli ağızdan tüm Turkıye ve tum Dunya bildiklerini bir daha ogrendıkı.bız mehmetçikler kahramanca,korkusuzca ve cesurca,iki aylık askerken dahı aslanlar gıbı carpıstık ve carpısırız.o progamınızI onurlanarak gozlerım dolarak ve yaslanarak seyrettım.Biz isimsiz askerlerinizi,mehmetçiklerinizi o ekranda,dostun düşmanın önünde tüm zorluklara ve sartlara ragmen nasıl inanç,cesaret ve kararlılıkla mücadele ettiğimizi anlatarak ve kahramanlarımız diyerek onurlandırdığınız icin.
sonsuz teşekkürler.SAĞOLUN KOMUTANIM.sağsalim dönebilmem ve teskeremi almam kadar mutluluk verici güzel ve tarif edilemicek kadar onur vericiydi :roll :)
Komutanım tüm endişe ve düşüncelerinize yürekden katılıyorum.gölgeler ardındaki tüm oyunlara rağmen bu çabalarınızın boşa çıkmayacağına ve bu mücadelenizin hala uyuyanların yüzüne serin bir su gibi çarpıp uyandıracağına inanıyorum.
zor oluyor ama bir millet uyanıyor Komutanım...
Kurban bayramınızı en içten sevgi ve saygılarım,la kutlar nice mutlu güzel bayramlara tüm Türkiye ile birlikde vesile olmasını dilerim...
Sevgi ve Saygılarımla

moon    11 December 2008 22:45 | siirt
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
sayın komutanım.bayramınızı kutlar nice mutlu bayramlar geçirmenizi temenni ederim.siz değerli komutanımın anlattıkları ve türk halkının uyandığı uykudan uyanması için vermiş olduğunuz mesajlar benim içimdeki duyguların tamamını içermektedir.o kadar güzel bir üslup ve bilgiyle anlatıyorsunuz ki komutanım olduğunuz için gururlanıyorum.anlattıklarınıza sonuna kadar katılıyor ve destekliyorum.bu ülke için yaptıklarınızı ve yapmak için çırpındığınızı gördükçe arkanızdan koşmaktan gurur duyduğumu bilmenizi istiyorum.yanlız değil tam aksine kocaman bir ordusunuz bilesiniz komutanım.saygılarımla...

mesut arslan    11 December 2008 19:01 | sakarya
OylamaOylamaOylamaOylamaOylama
komutanım.öncelikle kurban bayramınız mübarek olsun.kitaplarınızı okuyorum.hepside içeriği ve alınacak dersler bakımından mükemmel.zamanında asker olarak verdiğiniz mücadeleyi şimdi sivil olarak veriyorsunuz.sizede bu yakışır zaten.çünkü bu mücadele bunu gerektiriyor.halk bilecek bilecek ki akan kanların sorumlusu kim.dilinize ellerinize sağlık komutanım.

ÖZLEM    11 December 2008 15:48 | ANTALYA /SERİK
21 ADIM DA ULUS DEVLET YIKILIYOR

UYUYAN BU VATANIN HALKINA BİLGİ OLARAK PAYLAŞIMIMDIR..
----------------------------------------- ---------------------------------------

Beyin temizleme, beyne yeni algılama düzeneği yerleştirme, örgütleme, kimlik oluşturma ve eyleme geçirme süreci 21 adımda gerçekleştiriliyor:

1.- Kamuoyu oluşturucuları, (bizdeki adlandırmayla) aydınlara, yazarlara, bilim adamlarına yönelik içerde ve dışarıda, masrafları karşılayarak, konferanslara çekmek. Katılımcılarla doğrudan ilişki içinde, ilgili ülke hakkında bilgi almak ve "düşünce ve örgütlenme" özgürlüğü başlığı altında yeniden yapılanma düşüncesini benimsetmek.

2.- Alt örgütler yoksa, hemen Helsinki Nihai Senedi kapsamında Helsinki Yurttaşlar ve Ortak Zemin Merkezleri örgütlemek ve koşullar olgunlaştıkça, uzaktan yönlendirilebilecek bir ilişkiler ağı altında insan hakları dernekleri ve benzeri örgütlerin kurulması,

3.- Yeni propaganda aygıtlarının (radyo, gazete, dergi, televizyon, video yayını)devreye sokulması. Bilimsel ve magazinsel içerikli, insan hakları ilkeleri üstüne sürdürülen yayınların yoğunlaştırılması. İnsan hakları ihlallerinin yaratılmasıyla sürecin hızlandırılması,

4.- Casuslar yerine yayın muhabirleriyle yerinden bilgi elde etmek için yaygın bir yayıncı eğitim programının gerçekleştirilmesi,

5.- Bilimsel ve toplumsal konferansların çoğaltılması. Yerel vakıf ve "think thank" derneklerinin kurulması,

6.- İşadamları derneklerinin, sendikaların kurulması, varolanların içine bilim danışmanlarıyla sızılması. Siyasi partilere eğitim programlarıyla, particilik dersleriyle yaklaşarak kadroların yönlendirilmesi, gençliğin "düşünce özgürlüğü" ve "siyasal katılımcılık "propagandasıyla örgütlenmesi,

7.- Gizli ve yarı gizli istihbarat çalışmalarının azaltılması, buna karşılık medya muhabir ağıyla açık ve yaygın istihbarat toplanması, olanaklıysa Amerikan televizyonlarının yerli şubeleriyle yayına geçilmesi, eksik ve yanlış bilgilendirmeyle kitlelerin yönlendirilmesi, eğitim seminerleri, konferanslar, geziler düzenleyerek yerel medya ile kalıcı bağlar oluşturulması,

8.- Etnik ayrılıkları güçlendirmek üzere kültür anımsatma programlarına başlanarak yerel toplantılardan uluslararası toplantılara adam taşınması, ulusal ve bölgesel tarihin bütünleştirici özelliklerinin azımsanılarak, yerel tarih, yerel kültür araştırması adı altında en eskiye özlem yaratılması,

9.- Yanlış ve eksik bilgilendirme: Kitlelerin akıl denetimlerini ele geçirmek üzere yoğun propaganda ve yanlış bilgilendirmeyle tarihsel devlet kurumlarının ve etnik sürtüşmeleri önleyen geleneksel kurumların yıpratılması, toplumsal kimliği karıştırmak için tarihsel ve toplumsal gelişim gerçeklerini tahrif ederek, yeni kimlikli topluluklar yaratılması.

10.- Yolsuzluk kampanyalarını, "yerinden yönetim" taleplerini yükselterek devlet egemenliğinin zayıflatılması, yolsuzluk olaylarını abartarak topluma aşağılık duygusunun yerleştirilmesi, halkın çaresizliğe itilmesi.

11.- İktisadi ortamı denetleme: Borç ekonomisinde dalgalanmalar yaratmak üzere, para piyasalarının dışarıdan gelen vur kaç tefecilerine sonuna dek açılması.

12.- Merkez devlete güvensizlik yaratma: Kritik dönemlerde iktisadi bunalım yaratılmasıyla umutsuzluğa düşürülen yerel sanayicilerle ve üreticilerle konferans, sempozyum adı altında doğrudan ilişkiye geçilerek, devlet merkezine karşı güvensizlik aşılanması.

13.- İşadamlarını örgütleme: Yerel işadamı örgütlerinin ve ilişki bürolarının kurulması; başına buyruk, devlet denetiminden giderek uzaklaşan "serbest ekonomi"ve "serbest pazar" düzeninin kabul ettirilmesi.

14.- Ulusal sanayinin yıkımı: Ulusal iktisadın çökertilmesi için, ulusal sanayileşmenin ve enerji kaynaklarının yıkıma uğratılması; toplum ile devlet arasında çatışmayı da içerecek biçimde, çevreci akımların, örgütlerin desteklenmesi ve ulusal madenciliğin, doğal yakıt üretim kaynakları işletmeciliğinin ulusal egemenlik alanının dışına çıkartılması.

15.- Orduları ulusal savunma kimliğinden koparma: Güvenlik güçlerinin ulusal yapılarının korunmasına yönelik müdahalelerini önlemek için profesyonelleştirmek. Devlet egemenliğine sahip çıkmaya çalışan orduları geriletmek için, kışkırtmalara başvurularak, ordu yönetimlerinin günlük siyasete çekilmesi, ordu içinde politik tartışma, ordu ile halk arasında cepheleşme yaratılması. Bağımsızlık isteyebilecek ordu unsurlarının güdülü ihtilal komitelerine çekilerek cezalandırılarak ya da inceden planlanmış "terfi"oyunlarıyla tasfiye edilmeleri.

16.- İnanmış örgüt liderlerinin yetiştirilmesi: Liderlik programlarıyla, güdümlü yeni dünya düzenine tapınan ultra-liberal önderlerin üretilmesi ve yeni partiler kurulması, varolanlara yeni liderlerin yerleştirilmesi; parti programlarının rejimle hesaplaşmaya yönelik, birer kışkırtma programına dönüştürülmesi.

17.- Ulusal bunalımlar yaratılması: Ülkede sık sık iktisadi dalgalanma yaratılarak bunalım aralarının azaltılması. Ulusal devlet merkezinin elindeki en önemli güç olan para kaynaklarının, bankaların, devlet şirketlerinin kapatılması, yabancı şirket egemenliğine geçirilmesi,

18.- Ulusal üretim birimlerinin ele geçirilmesi: Yaratılan iktisadi bunalımlar sonucunda, ağır sanayi işletmelerinin, enerji ve iletişim kurumlarının "özelleştirme adı altında yabancı şirketlere yok pahasına devredilmesi; bağımsızlığı pekiştirecek büyük projelerin önlenmesi. Belediye hizmetlerinin yabancı şirketlere devredilmesi: Yerel yönetimi güçlendirme adı altında, toplumsal hizmetlerin, "karlılık" esasına oturan şirketlere devredilmesi, su ve elektrik işletmesi gibi kentsel kurumların yabancı şirketlere devredilmesi için gerekli düşünsel altyapının oluşturulması.

19.- Silahlı gücün zayıflatılması: İktisadi bunalımı bahane ederek, toprak bütünlüğünü koruma aracı ulusal ordunun, silah donanımlarında, komuta kontrol ve iletişim sistemlerinde yenilenme alımlarının kısıtlanarak , zayıflatılması ve ulusal sınırların gevşetilmesi,

20.- Devlet yönetiminin kargaşayla ele geçirilmesi: Seçim darbesiyle egemen devletin ele geçirilmesi. Merkezi direniş olursa, yaygın ve sürekli kitle gösterileri düzenlenmesi. Bu sürecin hızlandırılması için halkı ikna edici etnik çalışmaların düzenlenmesi, ölümle sonuçlanan kışkırtmalarla etnik ya da mezhepsel kimliklerin kemikleştirilmesi.

21.- Kültürel kaynaşmanın yıkımı: "Çok kültürlülük" propagandasıyla toplumsal ortak kültürün temellerinin yıkılması. Din kültürünün parçalanmasıyla geleneksel akışın kesilmesi; ulusal dayanışmayı pekiştirici etkisinin yok edilmesi için, "medeniyetler arası diyalog" programıyla, Batının dinsel kurumlarının güdümünde eritilmesi. Böylece azınlık din kurumlarıyla, ulusal egemenliğin karşısına ortak, dinsel cephe oluşturulması.

MUSTAFA YILDIRIM *

*NOT

Yukarıdaki bilgiler Mustafa Yıldırım'ın "Sivil Örümceğin Ağında" kitabının 2005-7 baskısının 41-42-43-44. sayfalarından alınmıştır. Ulus devleti savunan Atatürkçülerin bu başucu kitabını yeniden okumanın tam zamanı. Çünkü kitaptaki bilgiler- belgeler güncel olarak birebir örtüşüyor..

necdet levent    11 December 2008 15:29 | soma
bayramınız mübarek olsun


1746
Ziyaretci Defteri Kayitlari