Aktütün Yiğitleri

Logo  Logo  Logo  Logo
Tüm fotoğrafları görmek için tıklayınız.
KİMSE ELİMİZDEN ALAMAZ, BU UMUT BİZİM!

YENİ YILDA UMUTLARIMIZA SAHİP ÇIKMAK!  Allah’tan umut bizi hiç terk etmiyor, yoksa nasıl katlanacak bu can bunca zorluğa, eziyete, bunca sıkıntıya. Umut deyip geçmeyin, bizi ayakta tutuyor, bize yaşama ve dayanma gücü veriyor, bizi yaşatıyor… devamı

Erdal Sarızeybek Bu Hafta Avrasya ve Ulus TV'de
 Erdal Sarızeybek, terör mevzusunda anlatılmayanları anlatıyor, konuşulmayanları konuşuyor. Acı gerçekleri ortaya koyuyor.

28 Nisan günü saat 14:00'de Canlı Yayında Avrasya TV'yi
29 Nisan günü saat 14:00'de Canlı Yayında ULUS TV'yi izlemeyi unutmayınız.
 
1992 ŞEMDİNLİ ALAN ŞEHİTLERİNİN ÖYKÜSÜ

    PKK’nın saldırı stratejisi çerçevesinde ilk hedef Alan(HELENA) karakolu oldu.

O tarihte Şemdinli merkezde Hakkâri Tugayının bir taburu konuşlu, Derecik’te ise ayrı bir iç güvenlik taburu var. Bunlar toplu ve operasyonel birlikler. Aldığımız istihbarata göre ise, PKK Hakurk’ta merkez üssü teşkil etmiş ve bununla bağlantılı İran’da Jerma kampı, Irak’ta ise Basyan kampında yerleşik. Bu üç kamp Şemdinli’yi çepeçevre sarmış durumda. Hiçbir fiziki güvenlik sistemi olmayan İran ve Irak sınırlarını asker gücüyle kapatmak mümkün değil. Sınır karakolları arasında 30 km.’ye varan boşluklar var, kimin girip kimin çıktığını bilmeniz imkânsız.

O tarihlerde tüm birlikler sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte öğleye kadar istirahate çekiliyor, öğleden sonra ise atış, eğitim ve bakım yapılarak ihtiyaçlar gideriliyordu. Aynı zamanda nöbetleşe yakın bölge arazisinde keşif ve gözetleme faaliyetleri icra ediliyor, geceleyin ise pusu.Ben Temmuzda göreve başlamışım. Birbirinden ayrı istikametteki beş ayrı askeri üssü dolaşmış, bu arada istihbarat faaliyetlerini sürdürerek teröristlerin Hakurk’ta bulunduğunu tespit etmiş ve üst makamlara bildirmiştim. Günler çok çabuk geçti. Bir şeyler olacaktı ama ne olacağını, nasıl olacağını bilemiyor sıkıntı içinde bekliyorduk. 30

Ağustos 1992 günü saat sabahın dördü gibi görevi bırakmış odama çekilmiştim. Telsiz masada. Birliklerin muhaberesini takip ediyor, hem de dinleniyordum. Bir ara uyumuşum. Kapı sert ve telaşlı bir şekilde çalındı, uyandım. Saate baktım. 05.00’i gösteriyordu.

Gelen telsizci askerdi:

“Komutanım. Alan bölük komutanı sizinle baş telsizden görüşmek istiyor. Önemli olduğunu söyledi.”

“Hemen geliyorum” diyerek odadan çıktım.

“Kartal-3, Kartal-1 dinliyorum, tamam.”

“Kartal-1, konuşan Kartal-3. Tüm mevzilerde çatışma var.  Teröristler çok kalabalık ve bölüğe girmek üzereler. Acele takviye gönderin.”

“Anlaşıldı. Soğukkanlı olun. Takviye hemen gelecek” dedim ve ayrıldım.

Devamı...
 
TARAFLI MEDYA GÜVENLİĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR
Medya büyük bir güç, hele ki milyonların okuma yazma bilmediği bir ülkede görsel medya daha da büyük bir güç. Yönetenler bu gücün farkında ve medya ile iktidar arasında hassas dengeler gözetiliyor. Medya, siyaseti de, kamuoyunu da, sosyal hayatı da etkiliyor. Ulusal güvenlik de medyanın bu çekim gücü içerisinde yer alıyor. Ayrıştırma ve kutuplaştırmanın siyasi aktörlerin emellerine ulaşabilmek için içte ve dışta başvurduğu bir taktik olduğu düşünüldüğünde, medyanın ulusal güvenliği etkileyen faktörlerin başında yer alması şaşırtıcı olmuyor. Suni olarak yaratılan gündemler iç ve dış güvenlikle ilgili dinamikleri yönlendiriyor, hedef saptırıyor, dikkatleri dağıtıyor ve siyasi aktörlere geniş manevra alanı sağlıyor. Medyanın ulusal güvenlikte rolünü gözler önüne serebilmek için güncel birkaç konudan bahsedilebilir.
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Son >>

Sonuç 109 - 112 Toplam 127