Aktütün Yiğitleri
|
| HAİN ŞEMDİNLİ'Yİ İSTİYOR, SİZ, DEVLET, ŞEMDİNLİ'YE SAHİP ÇIKMIYOR. YAZIKLAR OLSUN! |
|
|
ŞEHİT HABERİ GELDİ ŞEMDİNLİ'DEN, ALDI GÖTÜRDÜ BİZİ ANILAR YILLAR ÖNCESİNE. BURASI ŞEHİTLERİMİZİN TOPRAĞI KANIYLA SULADIĞI BEYYURDU-ÇUBUKLU.
BU TOPRAKLARIN HER KARIŞINDA ŞEHİT KANI VARDIR. ŞEMDİNLİ TERÖRİST DEĞİLDİR, TERÖRİST ONU YANLIZ BAŞINA KADERİNE TERK EDEN YÖNETİCİLERDİR. ŞEMDİNLİ BİZİMDİR, VATAN TOPRAĞIMIZDIR. Bir gün yolunuz o taraflara düşerse mutlaka Şemdinli’yi görmelisiniz. Alıştınız mı insanlarına, havasına suyuna bırakamazsınız...
94 Temmuz sonu gibi Şemdinli’den ayrıldım. Şimdi 2006 neredeyse 12 yıl geçmiş aradan. Her şey unutulur sanırsınız ama unutulmuyormuş; ne ben Şemdinli’yi unuttum, ne Şemdinli beni.
Geçen gün Fatih aramış, Kerem’in oğlu hastaymış, bir göz ameliyatı gerekiyormuş. Hatta bir ara Ankara’ya bile gelmiş bu yüzden. Beni çok aramış ama bulamamış. Sonradan bunları telefonda söyledi. Üstelik kara kovan balı getirmiş bana bulamayınca geri götürmüş. Kara kovan balını bilirsiniz vadidekilerin, çok kıymetlidir, öyle herkese ikram etmezler. “Ama” dedi, “saklıyorum, bir dahaki gelişte getireceğim.” Nasıl unutursunuz Şemdinli’yi...
Şemdinli’nin, belki de en büyük hassasiyeti yollarıdır. Durak yolunu saymayın zira asfalttır. Üstelik dünyaya açılan tek kapısı olduğu için bu yola herkes önem verir kapanmasın diye, yoksa kendileri de çıkamaz Şemdinli’den. Bu yoldan her yere gidebilirsiniz; Yüksekova’ya, Hakkâri’ye, Van’a. Ama ya diğer yollar...
Kuzeyden başlayıp saat yelkovanı istikametinde şu yollara bir bakalım. Durak’a gitmezseniz mecburen geri dönüp Şemdinli-Alan yolunu tutmanız gerekir. Zira Durak’tan geçiş yoktur güneydoğuya doğru. Hazneye kadar yemyeşil ağaçların gölgesinde ilerlersiniz. Yollar topraktır ama yaz kış geçit verir. Orada yol ikiye ayrılır; bir yol tam doğuya Mezargediği’ne gider diğeri ise Alan’a.
Alan’a varmadan Kayalar köyüne ayrılan bir yol vardır. Jandarmalardan ziyade komandolar o yolu kullanır. Köyden gelip ta Şemdinli Çayına kadar ulaşan bir akarsu yatağını takip eder bu yol. Demek ki vadi tabanındasınız; güneyde Çimen Dağı ve kuzeyde irili ufaklı tepecikler sizi gözetler. Karakola varıncaya kadar sizden ayrılmazlar. Eğer askerlerinize kavuşmak istiyorsanız, mutlaka geceden emniyet timlerini buralara çıkarmalı ve onlarla selamlaşarak gitmelisiniz, onlar yoksa teröristler vardır, unutmayınız.
Alan’a, Derecik’e ve Aktütün’e giden tüm yollar dardır, ancak tek araç geçer. İkinciye rastlarsanız biraz bekleyip ustaca manevralarla birbirinizi sollamanız gerekir. Ayrıca bu kurallar yazın geçerlidir, kışın ilave tedbirler gerekir; dozerinizi yanınızda taşımak gibi…
Alan’da sizi coşkuyla karşılar askerler, yemek çay ikram ederler ve sizi hiç yalnız bırakmazlar sohbet edebilmek için. Zira konvoyun sıkça geldiği alışılagelmiş bir durum değildir. Onları kırmaz hatta bir gece konuk olursunuz, seve seve kendi yataklarını size verirler. Ertesi gün aynı yoldan Şemdinli’ye dönersiniz güneye inip Derecik’i görmek istiyorsanız. Başka yol yoktur, dağlar geçit vermez.
Siz ağır ağır ilerlerken Şemdinli Çayı sizi kilometrelerce yalnız bırakmaz, hemen yanı başınızdan usul usul akar. Eğer su üstünde bir dal ya da kâğıt parçası varsa, onunla arkadaş bile olabilirsiniz yol boyunca, hep sizi takip eder. Vadi tabanından yine o daracık yoldan, sağınız dağ, solunuz dağ epey gittikten sonra, Şemdinli Çayı aniden batıya döner Basyan’a doğru ve siz güneye tırmanmaya devam edersiniz.
Yol çok virajlı ve kısmen ormanlıktır. Ortaklar karakoluna varmanız için size “iki şart” öne sürer; mayına basmayacak ve pusuya düşmeyeceksiniz. Eğer “yolun öne sürdüğü bu şartları’’ yerine getirdiyseniz Ortaklar’da askerlerinizle sıcak bir çay içer ve koyu bir sohbete dalabilirsiniz.
Orada biraz dinlendikten sonra, Derecik’e varmak için Ortaklar Gediğine doğru bir hamle yapar ve Samanlı’ya süzülürsünüz. Seyahatiniz yaz aylarında ise ve toza karşı alerjiniz yoksa mesele de yok. Ama ya kışa rastlarsa! Çok tedbirli bir kişiyseniz yanınızda mutlaka dozer vardır. Dört beş saat uğraşır didinir, gediği açar ve yola devam edersiniz.
Ama ya yanınızda dozer taşımıyorsanız? Merak etmeyin, onun da bir çözümü vardır. Yola koyulmadan önce, Şemdinli’nin üç yol ayrımında bekler, karşıdan gelen var mı diye bakarsınız. Mutlaka bir araç gelecektir, kiminin hastası vardır, kimi hazırlıksız yolda yakalanmıştır. Hemen sorarsınız: “Selamün aleyküm, hemşerim.” “Aleyküm selam, komutan.” “Yollar nasıl?” “Valla çok kar var. Bir iki yere çığ düşmüş. Ama gedik nasıl bilmiyoruz.” “Köy hizmetlerinin dozerini gördünüz mü?” “Valla dozer var ama şoförü yok. Parça mı kırmış ne. Onu almaya Hakkâri’ye gitmiş. Ne zaman döner, bilinmez.” “Bizim araçlar dört çeker. Hani asker de itse biraz, gediği geçer miyiz?” “Valla zor ama deneyin isterseniz. Geçemezseniz karakolda kalırsınız.” “Sağ olasın hemşerim. Hadi iyi yolculuklar.” İşte böyle. Yanınızda askere giden kumanya var, ilaç var, tezkereden dönenler var, yola çıkmanız gerek. Allah büyüktür der, yola koyulursunuz.
Saatler ne ki, akşama varabilirseniz Ortaklar’a şükredin. Genelde teröristler kış uykusuna yattığı için tehdit olmadığını düşünür ve gece de olsa gediğe varırsınız. Samanlı’ya doğru süzülürken artık vakit gece yarısını çoktan geçmiştir. Yoksa siz abarttığımı mı düşünüyorsunuz? Aman ha! Sakın bunu yapmayın. Hele bir yolunuz düşsün de Ortaklar Gediğine ve de Ocak ayında, görün başınıza gelenleri...
Tozdan, terden bunalmış bir vaziyette yazın 6 ila 7 saatte, karla kışla, çığla ve çamurla boğuşa boğuşa kışın 10 ila 12 saatte Derecik’e varırsınız. Kar kış neyse de çamur bir felaket. Hani şifalı çamur olsa da “gidin bir çamur banyosu yapın, iyi gelir size de aracınıza da” diyeceğim ama şifalı olduğu yolunda bir söylenti hiç duymadım. Üstelik içine düşerseniz ne size iyi gelir, ne de aracınıza.
Umurlu yolu batıya doğru uzanır ve size zorluk çıkarmaz. Yol güvenlidir ve Gerdinin kahraman korucuları sizi yol boyu selamlar. Ama ya Yeşilova’ya gitmek isterseniz güneye uzanıp? İşte o zaman biraz durun Derecik’te, çay için, sohbet edin ve vakit geçirin.
Bu arada Yeşilova’dan çıkan arkadaşlarınız bir iki saat yürüsün ve Ketina Boğazına gelsin, 13 şehidimizin kanıyla suladığı Ketina’ya. Ancak o zaman Yeşilova’ya güvenli bir yolculuk yapar, Türkiye’nin en güneydoğu ucuna gelir, boylu boyunca önünüzde uzanan Hayat Vadisinin eşsiz güzelliğini seyredebilirsiniz.
Gelelim Aktütün’e; Kerem’e, Fatih’e, rahmetli Numan’a, Şakir’e.
Şemdinli’den çıkıp Yüksekova yolunu kuzeye doğru asfalttan alın. Yolculuk rahattır zira yol asfalttır ta ki Durak’a varmadan batıya dönüp Bembo Vadisine girinceye kadar. Sonra aynı yollar başlar,toprak, dar ve virajlı Alan gibi Derecik gibi.
Ayrıca bu vadiye girebilmeniz için hem Durak’ta hem de Beyyurdu’nda çok fedakâr ve çok cefakâr arkadaşlarınız olmalı ki, onlar geceden çıkıp Bembo sırtları ve Beyaz Dağ eteklerini tutsun, siz de güvenli bir yolculuk yapabilesiniz. Sarsıla sarsıla, hoplaya zıplaya Beyyurdu Gediğine gelirsiniz gelmesine ama acaba geçit verir mi?
Yaz ise mesele yok, biraz toz biraz ter geçersiniz. Ama ilkbahar, sonbahar ya da kış ise vay halinize! Ya kar ya çamur sizi engeller. Bazen dozer de taşısanız yanınızda kâr etmez. Çoğu zaman yaya geçtik bu gediği onlarca asker ve korucu ile birlikte.
Hele bir gediği aşın, dostlarınız vadidekiler yolunuzu gözlemektedir; rahmetli Numan karşılar sizi Yeşilbayır’da, sıcak çayı hazır.
Yollar her şeydir Şemdinli’de. Kimi zaman açık, kimi zaman kapalı. Ya o gedikler, isterse geçit verir, isterse vermez. Çoğu kez onlar sizden güçlü çıkar, 21. yüzyıl teknolojisine ve medeniyete rağmen. Zira altyapıları yoktur. Her sene ağaç telefon direkleri dikilir, kış sonrası çöker. Baharda yeniden yapılır zira onların da altyapısı yoktur. Menfezler her sene yenilenir.
Sanırım bir kere büyük iş makineleri getirmiş atalarımız, dağları delip yolu açmış, sonra bize emanet etmişler. İşte yol o yol, yıllar değiştirememiş yolları.
Bir rivayete göre, devlet yememiş içmemiş, para biriktirmiş benim Şemdinli-Derecik yolum asfalt olsun demiş. Öyle az uz değil, çok para, saymakla bitmez. Göndermiş Hakkâri Valiliğine, “tez bu yolları asfalt yapın” demiş. O da müteahhide havale etmiş; keşifler çıkarılmış, planlar yapılmış, herkes başlamış harıl harıl çalışmaya. Gel zaman git zaman, bir gün müteahhit çıkagelmiş valiye: “Bitirdim valim” demiş, “yollar asfalt artık.” Vali çok sevinmiş, gözlerinden öpmüş adamın. Devletin maliyesi saymış adamın kucağına tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paraları.
Yine rivayete göre adam hâlâ yiye yiye bitiremiyormuş kul hakkı olan bu paraları. Bu yollar şu an bizim karayolları haritasında da asfalt gözüküyormuş. Geçen gün Fatih’e sordum yolları, nasıl diye. “İyidir” dedi. “Senin bıraktığın gibi…”
Sonra bir ara basında bir kavga koptu; kimi diyor biz yol yapın dedik, kimi diyor biz bunu duymadık. Ne zaman bir askeri araç mayına bassa ve de onlarca şehit versek bu yollar yeniden gündeme gelir, birkaç gün kalır sonra unutulur gider. Ben anlamadım kim ne demiş, neyi demiş, kime demiş. Kim neyi duymuş neyi duymamış, ne yapmış ne yapmamış.
Sorulan yollar ise eğer, işte yollar bunlar atalarımızdan bize miras kalan.
Bu yolları unutmayınız bir gün yolunuz düşebilir…
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Popüler
- PEKİ, YAHUDA BU GÜCÜ NERDEN ALIYOR ?
- AKTÜTÜN KARAKOLU'NA SALDIRI
- Erdal Sarızeybek Siyaset Meydanı Görüntüleri
- Ntv - Ergenekon Soruşturmasıyla İlgili Açıklamaları
- Erdal Sarı Zeybek 17 Mart 2008 Haber Masası Programı Görüntüleri
- YAHUDA'NIN GÜCÜ
- PKK, NEDEN AKTÜTÜN'E SALDIRDI?
- SAVCI ZEKERİYA ÖZ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUDUR!
- Erdal Sarızeybek - Teke Tek Programı
- ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ AMA PKK DEĞİL ÖYLE Mİ?





















Emekli Albay Erdal Sarızeybek, öneri ve eleştirilerinizi bekliyor. Görüşlerinizi belirtmek için 



