|
Nerden aklİma geldi ki bu
olayİ size anlatmak, bilemiyorum ki? Kapkara düşünceler içerisine her
dalİşİmda, düşünceler sürüklüyor beni hep
geçmişe doğru. Etkileyen, iz bİrakan ya da derinden izi kalan olaylar bir bir
aklİma geliyor, dalİp gidiyorum. İnanİn bu olayİn da izi kaldİ ben de ama
anlayamadİm, Sayİn Arİnç’İ bizi telefonla aramaya yönelten
konuyu hala anlayamadİm. Unutamİyorum, aklİma geliyor ve
düşünüp duruyorum. Olay Temmuz 2003’te geçer. Genel
seçimler Kasİm 2002’de olmuş, % 34 oyla bir parti tek başİna iktidar.
Herkes gibi biz de; ‘’bu hükümet artİk yolsuzluklarİ önler,
insanlar insanca yaşar ülkemde’’, diyoruz. Sayİn Arİnç Gazi
Paşa’nİn meclis başkanİ. O zamanlar türban, laiklik konu bile değil.
Genç bir vekil baş olmuş haykİrİyor: İnsanİ insan gibi yaşatacağİz,
diye. Biz de herkes gibi sabİrla bekliyoruz görmek için insanlarİn insan gibi
yaşadİğİnİ! Bu bir umut, fakirin ekmeği gibi. O zamanlar hatİrlİyorum,
hep birlikte umut ettik haklİ olarak. Dedik, belki, belki bunlar onlar gibi değildir. Aradan
geçip de yİllar bu gelenlerin, gidenlerden pek farklİ olmadİğİnİ bize
gösterince, bir de üstüne üstlük, türban, laiklik yani
cumhuriyetin değerleri ile bizi biz yapan değerlerin siyasete alet edildiğini görünce
derin düşünceler gene aldİ beni. Dedim, herhalde hesap sormamİzİn
zamanİ geldi! Gelelim konumuza, neydi ki bu olay? Anlatayİm: Dediğim gibi
yİl 2003, Manisa İl Jandarma Komutanİyİm. Tayin de çİkmİş
şanlİurfa’ya. Her tayin döneminde olduğu gibi, içimizde garip bir
heyecan, hazİrlanİyoruz yeni bir göreve. Aylardan Haziran. Paris askeri ataşe
yardİmcİsİ Binbaşİ Eyüp beni aradİ: Komutanİm, buraya mİ
geliyorsunuz, deyince ben şaşİrdİm. Bir şeyden haberim yok. Kim seçmiş,
niye seçmiş, görev ne? Ankara’yİ aradİm. Dediler, Fransa’da
bir uluslar arasİ tatbikat var, sen Türk Jandarma Birliği komutanİ olarak tatbikata
katİlacaksİn. Komutan seni seçti. Garip bir heyecan. Uluslar arasİ bir
tatbikat. Türk jandarma birliğinin komutanİ olmak ne demek! Büyük onur,
büyük mutluluk! Bizi seçmişler, güvenmişler. Gururluyum,
jandarmayİ temsil etmek ne demek! Gittik, görmeliydiniz kahraman jandarmayİ.
Çatlattİlar düşmanİ, dosta güven verdiler ve döndüler.
Basİn yazİyor, gururumuz jandarma, biz de havalarda. Bakİn gazetelere nasİl
yansİmİş: ‘’İçişleri Bakanlİğİ, Jandarma Genel
Komutanlİğİ Genel Sekreterliği Tarih:01 Temmuz 2003 Duyuru No: 2003 / 21 Basİn Açİklamasİ 1. Avrupa birliğine üye ülkelerden,
İngiltere, Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya ve Hollanda ile birliğe henüz üye
olmayan Türkiye ve Romanya jandarmasİndan teşkil edilen müşterek
görev taburunun, 16 Haziran 2003 günü Fransa’nİn Saint –
Astier kentinde başlayan tatbikatİ 28 Haziran 2003 tarihinde sona ermiştir. Avrupa
kolluk kuvvetleri müşterek tatbikatİna katİlan ve başarİ ile tamamlayan
Türk Jandarma Özel Operasyon Birliği, 29.06.2003 tarihinde yurda
dönmüştür. 2. Avrupa Güvenlik Kuvvetleri
Taburu’nun 2002 yİlİnda düzenlenen tatbikatİna gözlemci olarak
katİlan Türk jandarmasİ, bu yİl J.Kd. Albay Erdal Sarİzeybek
başkanlİğİnda 25 kişiden oluşan, özel bir operasyon birliği ile
katİlmİştİr. 3. Söz konusu tatbikata; Rusya, Almanya, Avusturya ve
Belçika ile birlikte toplam onbeş ülke gözlemci olarak katİlmİş olup,
gelecek yİl yapİlacak olan tatbikata daha fazla ülkenin fiilen katİlmasİ
beklenmektedir. 4. Avrupa birliği çerçevesinde yapİlan
güvenlikle ilgili çalİşmalarİ yakİndan takip eden Jandarma Genel
Komutanlİğİ, ilk olarak 1998 yİlİnda Avrupa Jandarmalar Birliğine gözlemci
olarak katİlmİş, müteakiben tam üye statüsünde halen birlik
düzeyinde çalİşmalarİnİ sürdürmektedir. Bu kapsamda
çalİşmalarİnİ sürdüren Türk Jandarmasİ yeni teşkil
edilmekte olan Avrupa birliği güvenlik kuvvetleri müşterek görev
kuvvetindeki yerini bu tatbikatla birlikte almİştİr. Kamuoyuna saygİyla duyurulur. Rapor hazİrladİm, Sayİn Orgeneral şener ERUYGUR’a sundum. Tebrik etti
ve döndük Manisa’ya. Döner dönmez ne göreyim: Benim
aslanlarİm, Gazi Paşa’nİn laik cumhuriyetini beğenmeyip yerine şeriat isteyen
bir tarikatİn izini bulmuş mu, bulmuş da tam operasyon zamanİ mİ? Kİsaca
olay şu: Nurcularİn Okuyucular grubu diye adlandİrİlan bir tarikat ya da
cemaat, Manisa’da üç beş yerde yazlİk eğitim merkezi
açmİş, özellikle fakir ve zeki çocuklarİ çeşitli illerden
almİş bu merkeze. Bir de, kimi İstanbul kimi başka yerden üst düzey
ulemalar ve âlimler bulmuş. Abi ve ablalarla dini eğitim veriyorlar. O zamanlar
Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik bir ülke. Anayasamİza göre, izinsiz
dershane açmak suç, izinsiz dini eğitim vermek suç, bildiğim kadarİyla
şimdi de suç. Durum hemen Cumhuriyet Savcİsİna bildirildi. Arama
kararlarİ alİndİ ve operasyona başlandİ. Jandarma bölgesinde
üç eğitim merkezi bulundu; yurt içi, yurt dİşİ teşkilat,
öğrenci listeleri, abi abla listeleri, eğitim ve öğretim ders notlarİ,
günlük faaliyet çizelgesi. Nerde bizim milli okullarda böyle düzenli
planlar programlar! Onlar benim çocukluğumda vardİ. şimdi bile hatİrlİyorum;
pİrİl pİrİl öğretmenlerim, saygİn ve asil, Atatürkçü,
ülkesini seven. Yerli malİ haftalarİ, akla ve fikre ilmin ve bilmin egemen olduğu
yİllar. Önce yerli malİ bitti ya da bitirildi, ithal et yedik deli dana, buğday yedik ithal,
tarİm ve hayvancİlİğİn gözde olduğu ülkemizde ete buğdaya
muhtaç olduk. Ardİndan, önce PKK denen kan dökücü
teröristler öğretmenlerimizi öldürdü ve biz koruyamadİk yeni
neslin eğiticilerini. Sonra derken kemer sİkma politikasİ aldİ yürüdü.
Maaş yetmez oldu öğretmenimize, kimi simit satmaya başladİ, kimi
şoförlük yaptİ. Sonra paralİ dershaneler açtİk, aldİlar gittiler en iyi
öğretmenlerimi, düşünmediler parasİz olan ne
yapsİn! Gelelim bizim irtica
operasyonuna. Jandarma bölgesi tamam; ifadeler, tutanaklar, tespitler. Eldeki
dokümanlar, bu dini eğitim merkezlerinden iki üç tanede polis
bölgesinde olduğunu gösterir. Hepsi Akhisar Hilaliye Vakfİ kontrolünde. Dedim madem biz başladİk bu işe, biz bitirelim. Emniyet
müdürümüz Kahraman Koçak, halim selim bir insan, anlayİş
gösterdi. Aldİk bir polis yanİmİza operasyon müşterek olsun diye.
Savcİya bilgi verdik ve girdik Manisa merkeze. İki merkez bitti, geldik son merkezine dini
eğitimin. Bir de bakalİm ne görelim; arama kararİnda diyor no: 5, ama
no:5’te var beş ayrİ daire! Bir de bu apartmanİn Sayİn
ARINÇ’İn annesine ait olduğu duyulmasİn mİ, gerisini siz
düşünün! Hemen cumhuriyet savcİsİna durumu ilettik ve arama
kararİnİn beş daireyi kapsayacak şekilde genişletilmesini istedik. Cumhuriyetin
savcİsİ da öğrendi mi evin kime ait olduğunu, aldİ mİ bir telaş Manisa
adliyesini, Allah’İm o ne telaş! İnanİn bana öğretmenlerimiz ne
kadar zorluk çekiyorsa yaşamak ve yaşatmak için, cumhuriyetimizin
savcİlarİ da aynİ, hakimlerimiz de öyle. Yirmi yİl yaşadİm savcİ ve
hakimlerimizle, on ayrİ yerde. Sade bir mantİkla bakarsanİz olaya aslİnda hepimiz
biziz! Küçük ilçelerde çalİştİğİmİz zamanlar,
birbirimizden hiç ayrİlmazdİk ki; akşam yemeği beraber, ev gezmeleri beraber,
mesai içinde ziyaretler, bir bütün gibi. Onlar da çok çile
çekti, görevlerini layİkİyla yapabilmek için. Hiç
korktuklarİnİ görmedim ne terörden ne de kaçakçİdan. Hep
vicdanlarİnİn sesini dinlediler adaleti tecelli ettirmek için. Sanİrİm nasİl ki,
öğretmenlerimizi yalnİz bİraktİk, destek olmadİk, sİkİntİlarİnİ
göremedik, aynİ şekilde yargİmİza da sahip çİkamadİk,
yanlarİnda olamadİk, sorunlarİnİ sahiplenmedik ve de çözemedik.
Ben anlİyorum onlarİ ama gelin görün ki, devran döndü mertlik
bozuldu. Gazetelerden öğreniyoruz, iktidarİ elinde tutanlara ters
düştünüz mü işiniz bitti. Geçen gün okudum,
görevden alİnan milli eğitim müdürlerine hindi nasİl yetiştirilir gibi
araştİrma konularİ vermişler faydalİ olsunlar diye memlekete millete!
Çoluk var çocuk var okuyan. Eş var çalİşan. Maaş malum kime
yetiyor ki? Tam bir yere tayin olup düzen kuruyorsunuz, al sana bir tayin daha. Ne dirlik
kalİyor ne düzen. Yaş kemale ermiş, insan istiyor bir yere yerleşmek, yaşamak
insan gibi ama ne mümkün. İşte böyle bir ortamda, tayinin ceza
olduğu bir yerde, bizim adliyeyi haklİ olarak aldİ bir telaş. Ne olacak şimdi? Sayİn
Arİnç’İn evi nasİl aranacak? Ama şu da var, bir kere arama kararİ
verilmiş, deliller yeterli görülmüş, o yer aranacak. İstenen karar
kapsamİnİn genişletilmesi. Üstelik bu beş dairenin üçü bu
vakfa kiraya verilmiş, biri de hibe edilmiş. Yani tüm daireler ile vakİf arasİnda bir
bağ olduğu gibi ele geçen dokümanlarda da buranİn dini eğitim merkezi
olduğunu gösterir somut ve inandİrİcİ deliller var. Bakİyorum
bugünlerde özellikle bizi yönetenler bağİrİyor: Yargİya müdahale
olmaz, diye. Siz diyorsunuz bu çocuk iyidir, beraber çalİştİk, al sana
yargİya müdahale, üstelik çete halinde. İstanbul’dan bir iş
adamİ çİkİyor: Ya yapmayİn etmeyin, bu rektör, üniversite
rektörü, ülke bizim, üniversite bizim, rektör bizim, elbette herkes
görevini yapacak bu vatan için, halk için ama biraz dikkat! Al sana
yargİya müdahale! Önce inceleme başlatİlİyor, sonra niyet
anlaşİlİyor, dava kapanİyor. Ama dikkatiniz çekiliyor, kendi işine bak, bizim
işimize karİşma, dercesine. Nasİl oluyorsa bu iş, oluyor işte bizim
ülkemizde. şimdi herkes sustu; korkudan mİ neden bilmem? Sivil toplum sustu,
rektör sustu, iş adamİ sustu, sendika sustu, oda borsa sustu; sanİrsİnİz her
şey güllük gülistanlİk ve ülkemiz bir cennet, biz de yaşarİz
hurilerle cennet bahçesinde! Allah aşkİna sorarİm size: Siz hiç
yargİya sesli müdahale gördünüz mü? Yani birinin
çİkİp da: Buna ceza vermeyeceksiniz, bu için üç yİl verin
yeter, buna dava açmayİn, diyecek kadar çİlgİn birini
gördünüz mü hiç? İsterseniz bir deneyin! Sizi deli diye hastaneye
yatİrİrlar inanİn. Peki, yargİya müdahale olur mu? Olur. Nasİl mİ olur,
işaret parmağİyla, sessiz ve derin! Anlatayİm: Siz büyük Türk
milletinin takdirine mazhar olarak büyük ve de önemli bir koltuğa
oturtulursunuz. Aslİnda o koltuğa otururken ‘’ Gazi Paşa olmasaydİ, ben
de bu koltuk da olmazdİm’’ demeniz gerekir ama demezsiniz ve üstelik
O’nu inkâr edersiniz. İster deyin siyasi çİkar, ister deyin şahsi
çİkar, sizinle ilgili bir değil bir çok dava gelir bizim savcİmİza, hakimimize.
Savcİ vicdanİn sesini dinler, olayda sizi suçlu görür dava açar.
Hakim vicdanİn sesini dinler, olayda sizi suçlu görür mahkum eder. Bir
bakarsİnİz, savcİ Hakkari’de, hakim şemdinli’de. Bu sizin ders
almanİza, tecrübe kazanmanİza yetmez. Bir başka hakim gelir, bir başka
savcİ, yine dava yine mahkumiyet. Onlar bu sefer Kars’a diğeri Ardahan’a.
Koltukta oturan işaret parmağİnİ size doğru sallar ama siz o parmağİ
göremezsiniz sadece hissedersiniz. Nihayet bir başkalarİ gelir karar
makamİna. O gelenler sessiz düşünür; ‘’çocuk var,
çoluk var, geçim derdi bir yandan, gelecek kaygİsİ bir yandan, yaş kemale
de erdi, ne de olsa eden bulur bir gün’’ der. Ayrİca öbür
dünyadaki mekânİ da garantiye almak için ‘’ Allahİm, bir
günah işlediysem, affet’’ der. Bir bakmİşsİnİz ne dava
kalmİş ne karar ne de mahkûmiyet! Elbette bu sessiz düşünceler ve
düşüncelerin kararİ karşİlİksİz kalmaz, alİn size rütbe alİn
nişan, sanki ulufe! Böylece ne yapmanİz gerektiği size öğretilmiş olur
işaret parmağİyla. İşte yargİya müdahale böyle olur, sessiz olur, sadece
siz hissedersiniz, başkasİ bilmez. Neyse
biz vakamİza devam edelim bakalİm: Biz o gün, gecikmesinde sakİnca olduğu
gerekçesiyle savcİdan yazİlİ izin alamadİk.Savcİ dedi: şifahen ben izin
veriyorum arayİn. Dedik: Savcİ bey şifahen olmaz, imza atİn şu kağİda, arada
Sayİn Arİnç var, yarİn görev yetki hududunu aşmak falan, al başİna
belayİ, bizi kim kurtaracak? Tabi savcİ da düşünüyordu sanİrİm,
O’nu kim kurtaracak? Velhasİl o gün izin alamadİk, mahkemeye
müracaat etti savcİ bey, iş yarİna kaldİ. Ekipler çevrede, tedbirimiz
tamam. Geldim bizim meşhur koltuğa ve oturdum. Yaktİm bir sigara,
düşünüyorum, bu iş ne iş diye. Dediler, komutan arİyor. Dedim, hangi
komutan? Jandarma genel komutanİ şener paşa. şaşİrdİm, heyecanlandİm.
Dedim, genel komutan beni niye arar? Ne sorar, acaba bir kusur mu ettik hizmette? Ne, nedir
bilmeden bağİrdİm var gücümle: Albay Sarİzeybek, Manisa İl
Jandarma Komutanİ, emret komutanİm. Nasİlsİn evladİm. Sağ ol
komutanİm. Anlat bakayİm bu Arİnç meselesi nedir? Emredersin
komutanİm, dedim ve anlattİm bir bir. şimdi olay ne safhada? Komutanİm,
savcİlİk kanalİyla mahkemeye başvurduk arama kararİnİn genişletilmesi
için. Yarİn cevap verecekler. Biz gerekli tedbirleri aldİk, bekliyoruz
komutanİm. Peki, evin etrafİnda tedbir aldİnİz mİ, filme çektiniz
mi? Evet komutanİm. şimdi o tüm dokümanlardan, CD’lerden
birer kopya çİkar, hemen bu gece bir kuryeyle bana gönder. Emredersin
komutanİm. Dedik ve gönderdik. O zaman da şaşİrmİştİm şimdi
de şaşkİnİm; genel komutanİn bizzat bu işle ilgilenmesi ve alay komutanİyla
doğrudan temasa geçmesi; arada kurmay başkanİ korgeneral var, bölge
komutanİ tuğgeneral var. Bilmem ki, elbet bir bildiği vardİ büyüklerimin deyip
geçtim ve hiç düşünmedim. Gece saat dokuz ya da on gibi,
dediler sizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanİ Sayİn Bülent
Arİnç telefonla arİyor. Vallahi korktum. Korku gibi değil de başka bir şey, beni
niye arİyor acaba, merak ettim. Bir yandan da mutluyum. Dedim, Erdal artİk adam oldun,
bak kimler arİyor seni. Herhalde nedir bu iş diye soracak, nasİl anlatayİm şeriat
irtica falan. Ya korkumdan ya da başka bir şeyden telefona çİkamadİm. Oldu
sabah. Ya sabah sabah da olur mu, diyeceksiniz ama oldu, Sayİn Arİnç
sabah sabah bizi gene aradİ cep telefonundan. O da evladİm, diyor genel komutan
gibi. Albay Sarİzeybek, buyurun Sayİn Meclis Başkanİm. Bir arama
yapacakmİşsİnİz annemin evinde. Evet, Sayİn Meclis Başkanİm.
Elimizde mahkeme kararİ var. Her şey yasalara uygun Sayİn Meclis Başkanİm. Aramada dikkat edin olur mu, alt katta annemin eşyalarİ var, onlara bir zarar
vermesinler askerler. Emredersiniz Sayİn Meclis Başkanİm. Ben bizzat aramada
bulunacağİm. Hiçbir şeye zarar verilmeyecek. Bundan emin olunuz Sayİn
Meclis Başkanİm. Tabi ben bunlarİ söylüyorum, zannediyorum ki biz
biraz sonra arama yapacağİz. Ama nerde! Bakİn ve görün olanlarİ, olaylar
nasİl gelişti. Telefon bitti, inanİn içim bir garip oldu. Ben neyim ki, bir albay,
il jandarma komutanİ. Beni arayan kim? Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi
Paşa’nİn Meclis Başkanİ, Türk Milleti’nin Meclisinde Başkan.
Beni niye arİyor? Jandarma annesinin evinde arama yapacak! Niye yapacak?
Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet yerine şeriatİ getirmeyi
hedefleyen bir tarikat ya da cemaatin yaptİğİ izinsiz dini eğitimin önlenmesi ve
faaliyetlerinin açİğa çİkarİlmasİ için! Sizce de bu işte
bir gariplik var değil mi? Bu işte bir yanlİşlİk var değil mi? Bir yanlİşlİk var,
yanlİşlİğİn olduğu kesin. Kesin bir yanlİşlİk var da nasİl anlatmalİ?
Size mutlaka anlatacağİm bu yanlİşlİğİ yeter ki siz bilin kim hangi şekilde? Sonra basİnda yer aldİ bu olay, bildiğim Star gazetesinde Uzanlarİn. Aradİm
haberi bulamadİm. Google’da araştİrdİm: Arİnç'İn
Evine İrtica Baskİnİ Tarih: 10.07.2003 Saat: 09:22 Konu: Hakimiyeti Milliye. Jandarma,
Manisa'da irticai faaliyetlerde bulunulduğunu tespit ettiği .
www.hakimiyetimilliye.org/modules php?name=News&file=print&sid=336- 4k.
Bu sayfayİ açtİm, gene hayret: Bu Siteye Erişim Mahkeme Kararİ ile
Engellenmiştir! Neyse, bizim işimiz magazin değil; derdimiz halkİmİz, halka
hizmet. Bilmek de hakkİmİz, halkİmİza kim hizmet eder! Dedim ya bu vakayİ size
anlatmayacaktİm ama şimdi yazİyorum. Niye mi yazİyorum? Aynİ Sayİn
Arİnç, 23 Nisan konuşmasİnda laiklik kavramİ üzerine ve dini
inançlar üzerine bir konuşma yapmadİ mİ Gazi Paşa’nİn
Meclisinde? Peki, ne dedi? İşte bunun için yazİyorum, gerçekleri
bilesiniz diye. Biz, bize inanan vatan evlatlarİyla birlikte omuz omuza mücadele
etmedik mi, teröriste karşİ, kaçakçİya karşİ, niye? Ne
için biz mücadele ettik? Hepimiz huzur ve mutluluk içinde bu güzel
ülkede yaşayalİm diye. Peki, şehitler, niye şehit? Geride bİrakacak
evlatlarİmİz güvenli bir gelecek içinde yaşasİn diye. Peki, bu
şehitlerin ruhu melek olmuş gökyüzünden bizi seyretmiyor mu?
Demiyor mu, biz bu günleri görmek için mi, bunlarİ duymak için mi
şehit olduk? Biz şehitlerin canlİ tanİğİyİz. Biz onlarİn şahadetlerinin
tanİğİyİz. Biz onlarİn niye şehit olduğunun tanİğİyİz. Biz onlara
cevap veremeyiz bu konuda. Biz onlara bir şey diyemeyiz. Siz cevap
vereceksiniz, bu ne iş, nasİl iş, siz anlatacaksİnİz. Neyse biz gene
konumuza dönelim. Mahkemeye müracaat ettik, bekliyoruz karar gelsin diye
ve geldi. Bizim talebimiz yeterli delil olmadİğİndan reddedilmiş! Hayda! Tabi biz
yargİya nasİl müdahale edelim! Peki, hani önce delil vardİ, bu delile
dayanarak da arama kararİ verilmişti? şimdi ne oldu? şimdi ne değişti?
Her vatandaş gibi bir üst mahkemeye müracaat ettik, bu kararİnİn
bozulmasİ için. Yanİlmİyorsam oldu akşam. İş kaldİ yarİna.
Savcİ, çok sevdiğimiz saydİğİmİz insan, bizim gözlerimize
bakİyor, ne diyeyim, ne söyleyeyim diye. Bir şey demesine gerek yok ki arif olan
anlİyor zaten. Biz gene döndük makama ve şu ünlü
koltuğa oturduk. Haberci geldi. Dedi, komutan arİyor ama bu sefer açİkladİ,
arayan genel komutan: Albay Sarİzeybek, Manisa il jandarma komutanİ, emret
komutanİm. Evladİm, noldu? Gelişmeler nasİl?
Komutanİm, mahkeme talebimizi reddetti. Bir üst mahkemeye başvuruldu. Kararİ
bekliyoruz. Bütün yasal yollarİ kullanİyoruz komutanİm. Evde
tedbirler devam ediyor mu? Ediyor komutanİm. 24 saat esasİna göre
tedbir aldİk. Komutanİm ayrİca Meclis Başkanİ Sayİn Arİnç
aradİ. Eşyalara zarar verilmemesini istedi. Bilgilerinize arz ederim. Başka bir
şey dedi mi? Demedi komutanİm. Bizimle çok nazik konuştu.
Görevimize müdahale olacak bir şey demedi komutanİm.
Son alİnan dokümanlarİ da hemen bu gece kuryeye ver, doğrudan bana
getirsin. Emredersiniz komutanİm. Başka bir emriniz var mİ komutanİm.
Sağolun komutanİm. Ben hala anlamamİştİm bu iş ne
işti? Bir yanda Meclis başkanİ, bir yanda genel komutan. Kendi kendime soruyorum
acaba eksik bir şey mi yaptİk ya da kusur mu işledik, diye. Bir şey de
bulamİyordum eksik ya da kusur ama bir gariplik vardİ bu işte.
Oldu ertesi gün. Merakla beklenen karar çİktİ. Üst mahkeme de
talebimizi reddetti. Başkaca bir itiraz merci de kalmamİştİ. Durumu genel
komutana bildirdim, ilgili kararlarİ istedi, gönderdim. Tabi bu
soruşturma başİmİza gelince başladİk biz bir dünü bir
bugünü düşünmeye. şener Paşa İsrarla bu Arİnç
olayİnİ takip etmiş, günlük gelişmeleri adİm adİm izlemiş ve
her belgeyi CD ortamİnda bizden almİştİ yani bizim gönderdiğimiz kuryeden.
Olay önemliydi. Zeki ve fakir çocuklarİn bir örgüt marifetiyle
tek tek tespit edilip vakİf adİ altİnda kurulan tarikat yurtlarİnda toplanmasİ,
eğitimlerinin baştan sona takibi, kendi görüşleri doğrultusunda dini eğitime
tabi tutulmasİ, üniversitelerden hocalarİn yaz aylarİnda bunlara özel eğitim
verilmesi, bunlarİn tüm masraflarİnİn hayİrsever insanlarİmİz tarafİndan
karşİlanmasİ, bu öğrencilerin okul sonrasİ yaşamlarİnİn denetlemesi,
tüm bunlar sizce ne demektir? Yurt içinde il il hatta
birçok ilçede teşkilatlanma, yurt dİşİnda özellikle Kafkas
ülkelerinde teşkilatlanma, her bir yerin sorumlusu, adres ve telefonlarİ ve
bunlarİn içinde Sayİn Arİnç’İn annesine ait beş katlİ bina da
var, tüm bunlar sizce ne demektir? Tüm bunlarİn amacİ nedir?
Bunlara göz yummak ne demektir? Sonra Özkök Paşa aklİma geldi
hani şu emekli olduğu sİrada Sayİn Arİnç’İ ziyaret edip
‘’ demokratikleşme sürecine katkİlarİnİz
unutulmayacak’’ diyen Özkök Paşa. Dedim her hal demokrasi bu,
laik cumhuriyete karşİ teşkilatlanmak! Mesajla da bildirdik gelişmeleri,
organize bir olayla karşİ karşİya kaldİğİmİzİ, hedefin laik
cumhuriyet olduğunu dilimizin döndüğünce anlattİk. Planlİ
dosyalar açtİk. Tüm illere durumdan haberdar ettik ve bölgelerindeki bu
tür yerlerin kontrol altİna alİnmasİnİ istedik. Bilmiyorum ki acaba bizim
dilimiz dönmemiş, dönmemiş de yaklaşan tehlikeyi mi anlatamamİştİk
şener Paşa’ya? Niye bu olay yarİm kaldİ bilemiyorum.
Sonuçta ne oldu? Bize sorarsanİz bir hiç! Bu soruşturmanİn ülke
çapİnda genişletilip şimdiye kadar çoktan bitmesi gerekirdi ama bitmedi.
Uzun süre bekledim, gazetelerde manşetten bir haber göreyim diye. Bu
vakİflarİn tüm mal varlİklarİna el konulduğunu, dini hür, vicdanİ
hür, aklİ hür pİrİl pİrİl beyinleri barİndİran bu teşkilat
yönetiminin devletimizin Atatürkçü kadrolarİna teslim edildiğini
müjdeleyen bir haber! Aradan geçti yİllar, ben hala bekliyorum, umudum var
Gazi Paşalardan. Bizim olaya gelince, 30 yİldİr bu işi yapİyorum,
böyle bir hukuki durumla ilk kez karşİlaşİyorum. şimdi ben kendi
kendime soruyorum, tabi savcİ beyle de konuşuyoruz o da kendi kendine soruyor,
elimizde bir arama kararİ var, bu karar da halen geçerli. Ne bu karar;
No:5’de yeterli delil olduğundan arama yapİlmasİ kararİ. Ama no:5 te beş
daire var. Karar kapsamİnİ genişletin dedik genişletmediler. Peki, bu verilmiş
karar ne olacak? İnanİn unuttum şimdi. Ne yaptİlar, o kararİ da mİ iptal ettiler,
yoksa öyle mi kaldİ, inanİn bilmiyorum. Ama olay vahimdi aklİmda
kalan; geniş çaplİ bir örgütlenme, parasİz yurtlar, yeme
içme bedava, hep fakir ama zeki çocuklar, abiler, ablalar. Çocuk fakir
ise ne yapsİn belki sizden bizden Atatürkçü ama ne yapsİn? Aslİnda
devletin işi bu ama devlet yapmazsa bu işi, bir yapan bulunuyormuş
demek. Bu vaka Manisa adliyesinde.
Tayinim çİktİğİ için fazla ilgilenemedim bu olayla ama görevimi
yaptİm. şener Paşa var şimdilerin Atatürkçü Düşünce
Derneği Başkanİ. O bize anlatabilir bildiklerini, gördüklerini. Hadi eskiden
askerdik siyaset bize uzaktİ ama ya şimdi? şener Paşa istediği gibi konuşabilir
çünkü irtica ile mücadele şimdi asli görevi Paşamİn.
Diyeceğim şu ki O biliyor, her şeyi biliyor. Belki bir gün çİkar, anlatİr
tüm detaylarİ, nedir bu irticanİn abileri, ablalarİ, okullarİ, yurtlarİ, yurtiçi
yurt dİşİ teşkilatlarİ, para kaynaklarİ anlatİr bize, biz de öğreniriz neler
oluyor bu güzel memleketimizde. Biliyorsunuz yargİya intikal etmiş bir olay
hakkİnda konuşmak olmaz, yargİya müdahale olur. Sahi, şimdi sorayİm:
Sizce yargİya nasİl müdahale olur, sesli mi sessiz mi? Yakİnda
Cumhurbaşkanlİğİ seçimleri olacakmİş. Sayİn Arİnç da Gazi
Paşa’nİn makamİna aday olacakmİş! Neyse, biz kapkara
düşünceler içerisine dalarİz ve de sorarİz kendimize ya Gazi Paşa
duyarsa bunu?
|